Tanıtım

Ülkemizin kuzeydoğusunda Nahçıvan, İran ve Ermenistan sınırında olması itibari ile oldukça önemli bir noktada yer alan Iğdır ili kültürel açıdan zengin bir bölgedir. Oldukça geniş ve bereketli bir alana sahip Aras Havzası’nın önemli bir parçası konumundaki Iğdır ili ve yakın çevresinde yapılan araştırmalar bölgenin Prehistorik dönemlerden itibaren yerleşim gördüğünü ortaya koymuştur. Kalkolitik ve Tunç Çağlarına ait merkezlerin varlığı kültürel sürekliliği ortaya koymuş ve Demir Çağı’nda Van Gölü Havzası’nda kurulan Urartu Krallığı’nın egemenlik alanına girmiştir. Sadece ülkemizin değil Yakın Doğu’nun da çatısı olarak adlandırılan görkemli Ağrı Dağı’nı da bünyesinde barındıran Aras Havzası; Güney Kafkasya, İran ve Anadolu arasındaki kültürel ilişkilerin merkezinde yer alan ve tarih boyunca önemini koruyan bir bölge olmuştur. Bölgenin kültürel araştırma geçmişine bakıldığı takdirde ilk araştırmaların 1840’lı yıllardan itibaren özellikle Melekli olarak adlandırılan nekropolde Rus bilim adamları tarafından başladığı görülecektir. Yine Iğdır İlinde Ejder Kervansarayı, Karakale ve Karakoyunlu Mezar Taşları da ilgilenilmesi gereken tarihi alanlardır. Yabancı bilim adamları tarafından ülkemizdeki ilk bilimsel çalışmaların başladığı bir bölge olmasına karşın bu bölgedeki zengin kültürel alanlar yeterince araştırılmamıştır. Bu noktada Türkiye’deki ilk tarihi çalışmaların başladığı bir bölge olmasının yanı sıra zengin kültürel geçmişinin ortaya çıkarılması ve bulunduğu konum itibari ile Anadolu, İran ve Kafkasya kültürlerinin incelenmesi amacıyla Iğdır Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde uzman Sanat Tarihçilerin yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.